• MÜVEKKİLLERİMİZİ DİNLİYOR İSTEKLERİNİ BİLİYORUZ
    MÜVEKKİL ÖNCELİKLİ SONUÇ ODAKLIYIZ
    MÜVEKKİLLERİMİZE GEREKLİ İLGİYİ GÖSTERİYORUZ

Tapu İptal ve Tescil Davası Avukatı

Gayrimenkul Avukatı

İstanbul'da faaliyet gösteren Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu tapu iptal ve tescil davası avukatı kadrosu müvekkillerinin gayrimenkul işlemlerinin her türlü aşamasında avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Uzman avukatlarımız; kentsel dönüşüm hukuku, tapu iptal ve tescil davası, ortaklığın giderilmesi davası, ecrimisil, el atmanın önlenmesi ve kira davalarında avukatlık hizmeti vermektedir.

Tapu İptal ve Tescil Davası Avukatı

Türk Medeni Kanunu’nun 1024. Maddesi gereğince bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, söz konusu ayni hak sahibinin bu tescili korunamayacaktır. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse bu yolsuz tescili iyi niyetli olmayan 3. Kişileri tapu sicilinin düzeltilmesi amacıyla dava edebilir.

Türk Medeni Kanunu’na göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak geçerli ve hukuka uygun bir hukuki işleme dayalı ve tapu kütüğünde yapılacak tescil ile kazanılmakta ise de kanun koyucu tarafından bir takım şartlara bağlı olarak istisnai yollarla taşınmaz iktisabı mümkün kılınmıştır.

Olağan Zamanaşımı İle Kazanım

Olağan zamanaşımı ile kazanım ise bu yollardan biridir. Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyi niyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.

Olağan zamanaşımı ile kazanımın şartlarını belirtmek gerekir ise; 1- Tapuya kayıtlı bir taşınmazın bulunması gerekmektedir. Zira işbu iktisap şeklinin temelinde tapuya kayıt işlemi yatmakta olup tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazların olağan zamanaşımı ile iktisabı mümkün değildir. 2- Geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan tescil. 3- Tapuda yapılan yolsuz tescilin aralıksız ve davasız 10 yıl sürmesi gerekmektedir. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın tapuda malik olarak kaydedilen kişinin, bu taşınmaz üzerindeki zilyetliğini 10 yıl boyunda aralıksız ve davasız olarak sürdürmesi gerekmektedir. 4- Malik sıfatıyla zilyetliğin iyi niyetli olarak sürdürülmesi gerekmektedir.

Yukarıda ifade edilen her bir şart, olağan zamanaşımı ile iktisabın zaruri unsuru olup şartlardan birinin somut olayda bulunmaması olağan zamanaşımı ile iktisaba engel teşkil edecektir.

Olağanüstü Zamanaşımı İle İktisap

Zamanaşımı ile kazanım yollarından bir diğeri ise olağanüstü zamanaşımıdır. Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

Kanun düzenlemesi incelendiği takdirde olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanım için görülecektir ki; tapu sicilinde malikin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması gerekmektedir. Bu durumlara örnek vermek gerekirse; tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması” sebebine dayalı açılan tapu iptali ve tescil davalarında, malike ilişkin olarak mahkemece kapsamlı araştırma yapılması gerekmektedir.

Yargıtay yerleşmiş içtihatlarında; mirasçılar arasında zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyeti kazanılamayacağı, mirasçıların birbirine karşı malik sıfatıyla zilyetliğe dayanarak hak kazanmalarının mümkün olamayacağı vurgulanmaktadır.

Söz konusu tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılması gerekmektedir.

Tapu İptal ve Tescil Davası Avukatı

En Sık Karşılaşılan Gayrimenkul Davaları;

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Kişilerin paylı mülkiyet ya da elbirliği ile mülkiyetine tabi taşınmaz malları üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesine ilişkin dava türüne Ortaklığın Giderilmesi Davası denmektedir. Bu davada hâkim öncelikli olarak taşınmazın aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesini sağlamaya çalışacak, bunun mümkün olmaması durumunda da ortaklığın satış sureti ile giderilmesini hüküm altına alacaktır.

Tapu İptal ve Tescil Davası

Kanuna aykırı olarak; usulsüz veya hatalı bir şekilde yapıldığı iddia edilen tapu kayıtlarının düzeltilmesi için açılan dava türüne denmektedir. Bu dava genellikle; tapu kaydının yapıldığı anda hukuki ehliyetin bulunmaması, muris muvazası (mirastan mal kaçırma) durumunun bulunması, taşınmazın aile konutu olması… gibi sebepler nedeniyle açılmaktadır.

Arsa Payı Düzeltim Davaları

Bir gayrimenkulün kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulurken ana yapının bulunduğu parsel arsasından değerleme oranında arsadan verilen paya arsa payı denmektedir. Arsa payları, kişilerin sahip oldukları bağımsız bölümlerin payları ile orantılı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat sahibi arsa payının düzenlenmesi için bu davayı açabilecektir.

Kira Bedelinin Tespiti Davaları

Kira sözleşmeleri; kiracı ile kiraya veren arasında karşılıklı irade beyanına dayalı olarak yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerin yapılabilmesi için tarafların kira bedelinin belirlenmesi noktasında karşılıklı muvafakate varmış olmaları gerekmektedir. Günümüzde taşınmaz sahipleri kira sözleşmesinin yenilenmesi durumunda mevcut kiraya belirli oranlarda zam yapmaktadırlar. İşte kira bedelinin belirlenmesi aşamasında taraflar arasında uyuşmazlık çıkması durumunda, bedelin; hakim tarafından emsal kira bedellerine ve hakkaniyete uygun şekilde belirlenmesi için açılan davaya Kira Bedelinin Tespiti Davası denir.

Kiracının Tahliyesi Davaları

Bir taşınmazdaki kiracının tahliyesinin istenmesi durumunda kiraya veren bunu iki şekilde gerçekleştirebilmektedir. Bunlar: bildirim yolu ve tahliye davası açma yoludur. Tahliye davası, kira sözleşmesinin mahkeme kararı ile sonlandırılmasına yönelik olarak açılan bir dava türüdür. Bu davanın açılabilmesini kanun koyucu çeşitli sebeplerin varlığına bağlamıştır. Bu sebeplerden bazıları kiraya verenden kaynaklanmaktayken (kiraya verenin ihtiyacı, yeni malikin ihtiyacı…), bazıları kiracıdan kaynaklanmaktadır (haklı sebeple kiracıya verilen 2 ihtar nedeni ile, kiracının kendi konutunun ulunması nedeni ile). Bu dava kiraya veren tarafından Sulh Hukuk Mahkemelerinde açılabilmektedir.

Ecrimisil Davası

Davacının maliki olduğu taşınmaza haksız ve kötü niyetli bir şekilde el atan, onu kullanan ve bu suretle davacının (malikin) mülkiyet hakkından kaynaklanan yararları elde etmesini engelleyen kişiye karşı açılan dava türüne Ecrimisil Davası denmektedir. Bu davada adı verilen, geçerli bir hakka dayanmaksızın yapılan işgal sebebiyle ödenmesi gereken tazminat olan haksız işgal tazminatı istenmektedir.

Tapu İptal ve Tescil Davası Avukatı Ekibimize Ulaşın

İstanbul'da çalışmalarına devam eden Akkaş Hukuk ve Avukatlık Bürosu'na ve tapu iptal ve tescil davası avukatı kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilir, İletişim Formunu doldurabilir veya bize e-posta gönderebilirsiniz.

Müvekkil Öncelikli, Sonuç Odaklıyız